uretimhane-logo

Öğrenmeyi, düşünmeyi, üretmeyi, paylaşmayı seven insanların evi.

Katip Mustafa Çelebi Mah.
Küçük Parmakkapı Sk. No:15/4
34433 Beyoğlu/İstanbul
bilgi@uretimhane.com.tr
+90 212 232 87 49

Teknopaganizm ve Efsunlu İnternet

Teknolojiyle iç içe geçen günlük hayatlarımız ve paganizme olan ilginin artışı bir araya gelerek teknopaganizm kavramını doğurdu. Pagan ritüellerini ve büyü uygulamalarını teknolojiyle ilişkilendirerek yeniden hayal eden bu kavram, aynı zamanda bu ikili arasındaki farklı ilişki türlerini tanımlamak için de kullanılıyor.

Herhangi bir elektronik aletin performansını iyileştirmek için bir ritüele ya da büyüye başvurulması, teknolojik bir cihazın bir ritüel sırasında büyü kitabı, mum veya asa gibi geleneksel bir aracın yerine kullanılması teknopaganizmin farklı tip kullanım şekillerine örnek gösterilebilir. Kavramın popülerliği üzerine güncel bir örnekse; 2015 yılında, insanların el yapımı ürünlerini sattığı bir platform olan Etsy’nin çevrimiçi büyüler ve ritüeller için ürün satan birçok cadı olduğunu fark edip platformunda “metafiziksel hizmetler” satılmasını yasaklaması olabilir. Şimdi teknopaganizme, nasıl ortaya çıktığına ve etkilerine daha yakından bakalım.

Christopher Partridge’in Batı toplumunun paganizme olan güncel ilgisi üzerine iki ciltlik araştırması The Re-Enchantment of the West, Batı toplumunun 1960’lı yıllardan beri yeniden ‘efsunlandığını’ ve bunun alternatif bir maneviyat yaratma isteğinden doğduğunu savunuyor. Popüler kültürün de etkisiyle sık sık karşımıza çıkan paganizm ve okültizm öğelerinin hayatın her alanında yükselişte olduğunu söyleyen Partridge, doğaüstü öğeleri odağına alan bu kültürel ürünlere de occulture adını veriyor. Erik Davis, TechGnosis: Myth, Magic & Mysticism in the Age of Information kitabında postmodern dünyamızda insanların yaşamları için anlamlı çerçeveler inşa etmeye ve bugünün tuhaflığıyla başa çıkmaya yardımcı olabilecek dünya görüşlerine ihtiyaç duyduklarını ve bu yüzden de dönüştürücü potansiyele sahip ritüellere yöneldiklerini söylüyor. Davis, ritüelin teknolojiyle benzeştiğini açıklıyor ve pagan ritüellerinin katılımcıların niyetlerini ve deneyimlerini geliştiren, hatta ‘programlayan’ bir tür sanal tiyatro işlevi gördüğünü savunuyor. Belli adımlar ve kurallar izlenerek elde edilebilecek bir sonuç vaat eden ritüel, programlamayla bu şekilde de benzeşiyor. Davis, teknoloji ve ritüel arasındaki benzerlikleri ve bunların bazı durumlarda nasıl birbirlerinin yerine geçebilecek kavramlar olarak kullanılabileceğini de sorguluyor. Gelişmiş teknoloji ve gelişmiş sihrin aynı şey olduğunu savunan yazar, iki kavramın da dönüştürücü etkileri olduğunu ve fani güçlerimizle yakalayamayacağımız şeyleri yakalamamıza yardımcı olduğunu açıklıyor.

Sanatsal uygulamalarda teknopaganizm, teknolojinin gücü ve sahip olduğu olanaklar tartışmasını açıyor. Bu alanda ilginç bir örnek de Molly Soda’nın Virtual Spellbook adlı eseri. Bu çevrimiçi büyü kitabı; birinin sosyal medya gönderilerinizi beğenmesini sağlamak, internet trollerini uzaklaştırmak, selfie’lerde daha çekici görünmek ve eski sevgililerinizin sosyal medya hesaplarını kontrol etmeyi bırakmak gibi zamanımıza uygun büyüler içeriyor. Bu projeyi herhangi bir büyü kitabının çevrimiçi bir versiyonundan daha fazlası olarak görebiliriz. Günümüzün ihtiyaçlarına göre geliştirilmiş bu büyü kitabı, teknolojiyi ve büyüyü hem form hem de içerik üzerinden bir araya getiriyor. Yani Soda, aslında çevrimdışı varolamayacak bir kitap yaratarak fiziksel ve sanal dünyaları birbirine bağlıyor. Aynı zamanda teknolojiyle ilişkimizin sorunlu olabileceği bazı vakaları gösteren eser, bu durumlar için fiziksel uygulamalar gerektiren çözümler sunuyor. Virtual Spellbook, hem analog hem de dijital araçlar içeren büyülerle bu iki dünyayı buluşturup tek taraflı bir çözümden ziyade, bir iş birliği öneriyor.

Teknolojinin insanlara daha önce mümkün olmayan pek çok şeyi mümkün kılarak ‘doğaüstü’ güçler verdiğini savunabiliriz. Kristen Sollée, Witches Sluts Feminists Conjuring the Sex Positive kitabında sosyal medya aracılığıyla yaratılan ve aktivistlerin çevrimiçi olarak sosyal adalet adına örgütlenip ırkçılık, cinsiyetçilik, yabancı düşmanlığı, homofobi ve transfobiyle mücadele edebildiği platformları teknoloji olmasa bir araya gelemeyecek insanları buluşturan doğaüstü bir oluşum olarak gördüğünü anlatıyor. Buna iyi bir örnek sosyal medyadaki hashtag’ler olabilir. Birçok kişinin belirli bir hedefe ulaşmak için belirli bir kelime veya cümle kullandıkları ve genellikle cümleyi veya kelimeyi büyülere benzer şekilde birden fazla kez tekrarladıkları hashtag’ler büyülerle benzeşiyor. Sollée, niyeti eyleme dönüştürmek için sürekli tekrarlanan sözcüklerin bir bakıma, toplu olarak aynı sonucu umut eden birer büyü gibi görülebileceğini söylüyor.

Teknopaganizm, görünmez kılınan birçok kişiye, soruna ve kavrama görünürlük yaratıyor. Toplum tarafından ‘öteki’ olarak kabul edilen ve bazı adaletsizliklerin kurbanı olan birçok insan, görünür olmak istedikleri şekilde kendilerini gösterebilecekleri teknopaganizme belki de bu yüzden yöneliyor. Bu anlamda bu kavramın büyülü bir etkisinin olduğunu söyleyebiliriz. Hayal kurmaya ve hayal etmeye izin veren teknopaganizm, internet bağlantısı olan herkes için görünürlük, platform ve kolektif eyleme alan açıp onlara sanatçı, yaratıcı, aktivist olma imkanı sunuyor.


Kaynaklar:

– Davis, Erik. TechGnosis: Myth, Magic & Mysticism in the Age of Information. Serpentstail, 2004.
– Partridge, Christopher. The Re-Enchantment of the West. T&T Clark International, 2004.
– “Services” Etsy, https://www.etsy.com/legal/policy/services/242665313101.
– Sollee, Kristen J. Witches Sluts Feminists Conjuring the Sex Positive. ThreeL Media, 2017.
– “Virtual Spellbook.” NewHive, http://newhive.com/.

Kapak Görseli: Emmanuel Laflamme, La Persistance de la Mémoire Vive, 2012.

Sinema mezunu ve yazarı. Utrecht Üniversitesi Medya, Sanat ve Performans Çalışmaları yüksek lisansını tamamladı. Teknoloji ve doğaüstü arasındaki ilişkiyle ilgileniyor. Çalışmalarını Buluştuğumuz İyi Oldu'da sürdürüyor.

Yoruma yanıt