uretimhane-logo

Öğrenmeyi, düşünmeyi, üretmeyi, paylaşmayı seven insanların evi.

Katip Mustafa Çelebi Mah.
Küçük Parmakkapı Sk. No:15/4
34433 Beyoğlu/İstanbul
bilgi@uretimhane.com.tr
+90 212 232 87 49

Duygular

Duyguları ele alışı söz konusu olduğunda, Spinoza’nın çokça eleştiriye maruz kaldığını biliyoruz. Genel kanının aksine Spinoza, duyguların rasyonel bir temeli olduğunu düşünüyordu. Yani duyguların da pek tabii anlaşılabilir, açık bir nedeni olduğuna inanıyordu, yeter ki anlamayı deneyelim. Ona kalırsa, hiçbir duygu –evet, hiçbir duygu– öyle kendi kendine doğamazdı. Kendinde ve kendi için bir duygu yoktu. Her duygu, o duyguyu taşıyan insanla, o insanın gücü ve güçsüzlüğüyle yakinen ilgiliydi. Duygular, rastgele oluşan şeyler değildi. Onlar bizim başımıza gelen şeyler ol...

Denge, denk kelimesinden türer. Denk ise eşit olmaktan öte, eşdeğer olmaktan gelir. Değerler eş değilse denklik, yani denge bozulur.

Dengesi bozulmazsa, bir ip cambazı uzun sopasıyla incecik ipin üzerinde metrelerce yürüyebilir. Cambaz kelimesinin kökeni ise Farsça ‘can’ ve ‘baz’ kelimelerinin birleşmesiyle oluşan ve canını ortaya koyan anlamındaki canbaz kelimesine uzanır. Cambazın ipin başından sonuna dek dengeyi koruması gerek, yoksa düşebilir.

Bu yazının başlığ...

Domenico Starnone’nin Bağlar Romanı Hakkında

Domenico Starnone’nin Türkçeye Bağlar adıyla kazandırılan romanının[1] kapağında bir ayakkabı bağcığı var. Yılan gibi kıvrılan bir ayakkabı bağcığı, bir delikten çıkarak dolambaçlı yollar izliyor bu kapak illüstrasyonunda. Yuvarlak bir boşluktan çıkıp kıvrımlar çizdikten sonra, hem yarayı hem de bir yılanın çatallı dilini andıran bir çatlağa doğru uzanıyor bu bağcıklar. Romanın ilerleyen sayfalarında ...

Mutlu olmayı herkes ister. Bu talep, ondan öncesine değilse bile Sokrates’e kadar gider. Onun girişiminden bu yana, iki bin yılı aşkın süre içinde, evrensel bir hakikat gibi ender bir konum edinmiştir.

Günümüzde, bunun doğruluğunun kanıtı her yanımızı sarmış durumda; gelişen kendine yardım endüstrisinde, ruh halini değiştiren farmasötik ilaç kültüründe, hatta yüksek öğrenimde. 2018’de

Duyguların açığa çıkış şekli, yaşadığımız birtakım olayların vücudumuzda, mimiklerimizde zuhur ediş biçimidir diye düşünebiliriz. Peki herhangi bir duyguya nasıl girilir? O duyguya girmemize sebep sadece o an yaşadığımız olay/olaylar silsilesi midir; yoksa bu duygunun oluşmasına yol açan bir altyapı var mıdır? Bu duygunun tekliği veya süreğenliği olabilir mi, böyle bir durumun tek bir gerçekliği var mıdır? Bunu uyuşturucu kullanan insanlarda görebiliriz; belli bir süre içinde sürekli yaşıyormuş gibi olduğu duygunun aslında başka bir gerçeklik olduğunu. Tek bir gerçekli...